Kırmızı Şalın Sıcak Fısıltısı

Yıldızlar Sınıfı ve Kış Hazırlığı
Bir varmış, bir yokmuş. Pencerelerinden neşeli seslerin yükseldiği şirin bir okul varmış. Bu okulun duvarları çocukların yaptığı renkli resimlerle doluymuş. En neşeli yer ise Yıldızlar Sınıfı imiş. Kış mevsimi gelince sınıfın içi bir arı kovanı gibi hareketlenmiş.
Çocuklar camlara beyaz kağıttan kar taneleri yapıştırmış. Tavana asılan renkli zincirler rüzgarda hafifçe sallanıyormuş. Sınıfın her köşesi ışıl ışıl parlıyormuş. Kıvırcık saçlı Can, arkadaşlarıyla birlikte sınıfı süslemeyi çok seviyormuş. Herkes yeni yılın gelişini heyecanla bekliyormuş.
Sevgi Öğretmen sınıfa gülümseyerek girmiş. Elinde kırmızı, kadife bir torba tutuyormuş. Gözlüklerinin üzerinden öğrencilerine şefkatle bakmış. Sınıftaki herkes merakla sessizleşmiş. Sevgi Öğretmen, torbayı masanın üzerine bırakmış. Bugün sınıfta büyük bir heyecan varmış.
Can, pencereden dışarıdaki ağaçlara bakmış. Bahçedeki yaşlı çınar ağacı, dallarını hafifçe sallayarak çocukları selamlıyormuş. Ağaç, kış uykusuna yatmadan önce sanki çocuklara gülümsüyormuş. Can, bu huzurlu manzarayı izlerken kalbinin hızla çarptığını hissetmiş. Bugün hediyelerin ve sürprizlerin günüymüş.
Kırmızı Torbadaki Gizli İsimler
Sevgi Öğretmen, “Evet çocuklar, şimdi çekiliş zamanı,” demiş. Herkes sırayla kırmızı torbadan küçük bir kağıt çekmiş. Bu kağıtlarda bir arkadaşının ismi yazıyormuş. Ama bu ismi kimseye söylememek gerekiyormuş. Bu, sınıfın en tatlı ve en gizli sırrıymış.
Can, sırası gelince elini torbaya daldırmış. Küçük, beyaz bir kağıt parçasını parmaklarının ucunda hissetmiş. Kağıdı yavaşça açınca en yakın arkadaşı Elif’in ismini görmüş. Can sevinçle kıkırdamış. Elif’in neyi sevdiğini çok iyi biliyormuş. İçinden, ona güzel bir resim defteri almayı düşünmüş.
Teneffüs zili çaldığında Can, bahçeye çıkmamış. Sınıf başkanı Mert’in yanına gitmiş. Diğer arkadaşları da masanın etrafında toplanmışlar. Mert, sesini biraz alçaltarak konuşmaya başlamış. Herkes birbirine hediye alıyordu ama bir eksik vardı. Sevgi Öğretmenlerini unutmamalıydılar.
Can, arkadaşlarına bakarak derin bir nefes almış. Öğretmenimiz bizim için her gün çok yoruluyor, diye kendi kendine düşünmüş. Mert, öğretmenlerine ne alabileceklerini sormuş. Kimi renkli kalemler, kimi ise mis kokulu çiçekler önermiş. Ama Can’ın aklında daha sıcak bir fikir varmış.
Sevginin Yumuşacık İlmeği
Can, parmağını havaya kaldırarak söz istemiş. “Öğretmenimiz bahçede bizi beklerken çok üşüyor,” demiş. Arkadaşları onu dikkatle dinlemeye başlamış. Can, dışarıdaki soğuk rüzgarı işaret etmiş. Rüzgar, camın kenarında ince bir sesle şarkı söylüyormuş. Sanki o da Can’a hak veriyormuş.
“Ona kocaman ve yumuşacık bir şal alalım,” demiş Can. Nar çiçeği renginde, sıcacık bir şal hayal etmiş. Öğretmenleri bu şalı omzuna attığında hiç üşümezmiş. Bütün sınıf bu fikri çok beğenmiş. Herkes kumbarasındaki harçlıkları birleştirmeye karar vermiş. Küçük paralar masanın üzerinde birikmiş.
Minik ellerdeki harçlıklar, büyük bir sevgi yumağına dönüşmüş. Çocuklar, bu hediyenin öğretmenlerini çok mutlu edeceğini biliyormuş. El birliğiyle en güzel şalı seçmişler. Hediyeyi parlak ve desenli bir kağıda sarmışlar. Artık kutlama günü için her şey hazırmış. Sınıfın içi gizli bir heyecanla dolmuş.
Bu süreçte çocuklar birbirlerini daha iyi anlamaya başlamışlar. Sadece kulaklarıyla değil, kalpleriyle de birbirlerini duymuşlar. Bir arkadaşı üzülse hemen yanına koşmuşlar. Paylaşmanın sadece eşyalarla olmadığını fark etmişler. Sevgi paylaştıkça sınıfın havası daha da ısınmış. Herkes o büyük günü beklemeye başlamış.
Işıl Işıl Bir Kutlama
Beklenen gün gelmiş ve sınıf süslerle dolmuş. Masaların üzerinde lezzetli kurabiyeler ve patlamış mısırlar varmış. Önce öğrenciler birbirlerine aldıkları küçük hediyeleri vermişler. Paketler hışır hışır açılırken yüzlerde kocaman gülümsemeler belirmiş. Teşekkür sesleri havada kuşlar gibi uçuşuyormuş.
Sıra büyük sürprize geldiğinde sınıfa bir sessizlik çökmüş. Can ve Mert, arkalarında sakladıkları paketi çıkarmışlar. Bütün sınıf Sevgi Öğretmen’in etrafında sevgi dolu bir çember oluşturmuş. Can, paketi öğretmenine uzatırken heyecandan elleri titremiş. “Bu hepimizin size hediyesi öğretmenim,” demiş.
Sevgi Öğretmen paketi yavaşça açmış. İçinden çıkan nar çiçeği rengindeki yumuşak şalı görünce şaşırmış. Şalı hemen omzuna atmış ve çocuklara sevgiyle bakmış. Gözleri mutluluktan parlıyormuş. Bu şal sadece yünden değil, çocukların saf sevgisinden örülmüş gibiymiş. Sınıftaki herkes o an çok mutlu olmuş.
Dışarıda lapa lapa kar yağarken sınıfın içi sıcacıkmış. Çocuklar, birlikte hareket etmenin ne kadar değerli olduğunu anlamışlar. Bir araya gelince en zor şeylerin bile kolaylaştığını görmüşler. Öğretmenlerinin gülümsemesi, onlara en güzel ödül olmuş. O akşam her çocuk evine kalbinde tatlı bir huzurla dönmüş.
Kar taneleri camlara değerken, dünya sevgiyle örülen bir örtüye bürünmüş.



